her konudan vede sudan

5/2/2006 - Olanlara yalnız kağıt şahitti

Kategori: Yazilarim

Bir masa, masanın üzerinde kalem, boylu boyunca uzanmış masaya..
Kimi zaman bir gazete sayfasının bulmaca sütunlarını doldurdu, kimi zaman
iki artı iki eşittir dört edecek kadar basit bir işlemde, kimi zaman da boş
bir kağıda anlamsız bir o kadar da anlamlı şekiller çizdi.

Hiç sorulmadı ona.

Hep yazana, çizene, karalayana bağlı kaldı.

Hep bekledi.
bekledi.bekledi..

Ve biri geldi, girdi odaya, gördü kalem geleni,masanın yanı başındaki
sandalyeye çöktü gelen, sanki bir şeylere geç kalmanın telaşı içinde,
panikle elini gömleğinin cebine attı, sigarasını çıkardı,
Yaktı.
Derin bir nefes aldı
Sigarasının dumanını masanın üzerine doğru savurdu, göz ucuyla masanın
üzerinde savrulan dumanı takip ederken , masanın üzerinde boylu boyunca
yorgun uzanan kaleme takıldı gözü.

Bu bendim.

Oda kapısı büyük bir sesle birden kapandı.
Korktum

Kalem masanın üzerinde bir başına hareket etmeye başladı
Şaşırdım
Dona kaldım

Kalem masa üzeride duran kağıdın üzerine gidip yazmaya başladı
takip etmeye başladım yazdıklarını

Şaşkınlığım arasında ilk önce kağıda karaladığı soru işaretlerini
çözebildim.
Yazdıkları soruydu ? ya da sorulardı. ama kime?
Ben bunları aklımdan geçirirken.
Kalem düşüncelerimi okurcasına

Kalem: --'sorular sana' yazdı.

Ben: --bana mı?

Kalem: --evet sana

Kalem: --ben hep beklemek zorunda mıyım?

Ben: --neyi , kimi, neden?

Kalem: --Birinin gelmesini yazmak için , yazanın keyfine mi bağlıyım
ben? yazanın rengine, neşesine , dokusuna mı bağlıyım? benim keyfim, rengim, neşem ne olacak? koskoca bir hiç mi? Öyleyse bana neden renk verildi?

Ben: --anlıyorum ama , ama benim keyfim senin keyfin,benim rengim
senin rengim, benim dokum senin dokun.ben ne yazarsam sen o renge
bürünüyorsun bazen gökyüzü mavisi , bazen hüznün laciverti.

Kalem: --hayır anlamıyorsun,anlamıyorsun çünkü sen de diğerleri gibi
işin bittiğinde beni bir kenara bırakacaksın, atacaksın. sonra ben gene
bekleyeceğim, süresi belli olmayan bir bekleyiş.

Ben: --neden acaba bir kenara atılıyorsun hiç düşündün mü?

Kalem: --neden?

Ben: --çünkü senin sivri ucun içimi acıtıyor, saplanıyorsun
bana, yazana..

Kalem: --unutma ama beni sivrilten sensin, daha iyi, daha güzel yazmak için,

Ben: --peki haklısın.

Ben: --bak şöyle yapalım sen benim düşüncelerimi aklımı okuyorsun
değil mi şuan?

Kalem: --evet okuyorum.

Ben: --Ya yüreğimi?

Ben: --okuyabilir misin?

Kalem: --Evet okurum

Ben: --oku o zaman şimdi?


Gözümden yanaklarıma süzülen yaşlar masa üzerindeki kağıda düştü.
Göz yaşlarımla ıslanan kağıt üzerinde kalem hareket etti.. bir şeyler yazmaya çalıştı .
Yazamadı
Yüreğimi anlayamadı.
Ne sen artık bir daha yazanı bekleyeceksin.
Ne ben yazacağım bir daha
Ne de sen sivri ucunu içime batıracaksın



Kalemi elime aldım..baktım ona bir müddet, sonra iki elimle tutarak kırdım
kalemi.
Olanlara yalnız kağıt şahitti

 

oksur

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2006-02-06 13:07:17 - Başlıksız Yorum

Yorum yazarı: Kleopatra81
artık bir de ben şahidim.kırma kalemi-yazmaya devam et.çünkü sende bu kabiliyet,kalemde bu hüner olduktan sonra daha güzel yazılar çıkar ortaya.yüreğine sağlık..
Bağlantı

Hakkımda

tanımısz

Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS

    Arkadaşlarım

  • aremis
  • kleopatra81
  • umutla
  • Kayıt: - Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa
    Counters
    Counters